DOLGU

Yüzünüzdeki mimiklerin tekrarlanması ve yaşlanma süreciyle birlikte, cildimizdeki kırışıklıklar artar, katlantı izleri ve sarkmalar ve de bunların yanında belirli yüz bölgelerindeki çökmelere kadar bir çok olumsuz görüntü ortaya çıkar. Alın kırışıklıkları, kaşların çatılması ve gülme çizgilerinin kırışması bu anlamda yüzünüzde ortaya çıkan ilk kırışıklık bölgeleridir. Bu görünümler, erken bir dönemde ise, hazır dolgu maddeleri nakledilerek ortadan kaldırılabilir ya da çok çok az belirginlik taşıyan bir görünüm kazandırılabilir. Eğer erken dönemde oluşan katlantı izlerinin azaltılması için bir şey yapmazsanız, bu katlantı izleri zamanla daha da katılaşıp sertleşecektir. Katlantı izleri oluştuğu zaman, dolgu ameliyatları uygulansa bile, çöküntülerin kendisi artık normal yüz seviyesine çıkartılamaz ve bu yüzden estetik olmayan görüntünüzü aşmanız pek mümkün olamaz. Cildimizin yaşlanmaya başladığı zaman aralığı 30’lu yaşlardır. Bu sebeple, bu yaşların başında cildinize uygulanacak işlemler ile birlikte, hem katlantı izlerinin ve kırışıklıların fazla ilerlemesine izin vermiş olmazsınız hem de cildiniz daha genç ve pürüzsüz görünmeye devam eder. Bunu yaparak, zamanla derinleşmesi muhtemel olan kırışıklıklarınız için önlem almış bile sayılırsınız. Kısacası, dolgu maddeleri kullanılarak yapılan operasyonlar sonucunda, cildinizdeki kırışıklıklar büyük oranda giderilebilir ve çökmüş ve kırışmış yapılar yerine yeni ve estetik yapılar ikame edildiği için daha genç ve hoş bir görünüm elde etmiş olursunuz. Dolgu maddelerini iki gruba ayırıyoruz. Birincisi, sizin kendi şahsi yağ dokularınız iken, ikincisi ise hazır uygulanması planlanan dolgu maddeleridir. Hazır dolgu maddelerinin en fazla kullanım alanına sahip olan türü “hyaluronik” asit içerdiğini bildiğimiz preparatlardır. Bu asit çeşidi, gençliğimizde derimize parlak ve dolgun bir görünüm vermektedir. Yaşlanmaya başladıkça ve yaşlılık ilerledikçe, derimizdeki miktarı oransal olarak azalmaktadır ve bu yüzden cilt parlaklığımız kaybolmaktadır.

“Hyarulnik asit” cildimizde kendiliğinden var olan doğal bir elementtir ve FDA’nın onayından geçmiştir. Bu asiti barındıran dolgusal maddelerin kalıcılık oranı 6 – 12 ay arasında değişmektedir. Hazır dolgu maddesi olarak bilinen ve güvenilirliği sağlam olan bir diğer madde ise “radiesse”dir. Bu madde kalsiyum kristali içermektedir. 24 ay süreyle kalıcılık sağlamaktadır ve hyaluronik asit gibi FDA’nın onayını almıştır. Dolgu işlemi yapılamadan önce, hastanın rahatlığını arttırmak için, lokal anestezi kremi ya da buz tedavsi uygulaması yapılabilir. Uygulamanın yöntemi, kırışık derinin içine mikroenjeksiyonların verilemesi şeklindedir. Ameliyat sonuçları kendisini hemen belli etmektedir. Enjeksiyon işleminin yapıldığı bölgede geçici olmak kaydıyla şişlik, morarma ve kızarılıklıklar oluşması normaldir. Bunlar birkaç gün içerisinde ortadan kaybolurlar. Dolgu maddelerinin en fazla kullanıldığı yerler neresidir? İlk elden, dudaklarınızı kalınlaştırmak için kullanıldığı söylenebilir. Ayrıca çene uçlarınızı ve elmacık kemiklerinizi daha belirgin bir hale getirmek için de uygulanabilir. Ağız etrafındaki ya da gülme çizgilerindeki kırışıklıkları ve de göz etrafında oluşmuş kırışıklıkları ortadan kaldırmaya yönelik olarak da kullanılabilmektedir. Ayrıca yanağınızda çukurlar varsa ya da burnunuzu başka bir şekle sokmak istiyorsanız da, dolgu maddeleri ile yapılan işlemden faydalanabilirsiniz.

Dolgu maddelerinin hyaluronik asit içerikli olanları molekül boyutları küçültüldüğü zaman, 2 yıl süresince kalıcılık etkisi göstermektedir. Dolgu maddeleri memelerinizi büyütmek ve poponuzu dolgunlaştırmak için kullanılabilir. Ayrıca daha kalın bacak yapılarına da dolgu maddeleri ile kavuşabilirsiniz. Yara izlerinizin oluşturduğu çökük izlerinin ortadan kaldırılması ve penisinizi kalınlaştırılması adına da dolgu maddelerinden faydalanılmaktadır. Bu uygulamaların en avantajlı yanı, ameliyat masasına yatmak istemeyen hastalar için ideal olmasıdır. Çünkü bu uygulama sonucunda, toplumsal yaşamınızdan kopmanıza gerek kalmadan istediğiniz sonuca ulaşmanız mümkündür. Bu bağlamda, en sık dolgu operasyonu geçiren grup, bacak zayıflığı ya da bacaklardaki çarpıklık sebebiyle etek giymekten kaçından hastalardır. Operasyondan sonra hemen dolgun görünen ve çarpık olmayan estetik görünümlü hoş bir bacak biçimine sahip olmanız mümkündür.