Kök Hücreden Zenginleştirilmiş Yağ Dolgusu

Kök hücrenin ne olduğunu açıklamamızda fayda vardır. Kendilerini tekrardan yenileyebilme özelliğine sahip ve çoğalmayı becerebilen hücreler kök hücre olarak adlandırılmaktadır. Kök hücrelere verilen isimler beceri kapasitelerine, olgunlaşma performanslarına ve de meydana getirebilecekleri doku gruplarına bakılarak koyulmaktadır. Kök hücrelerin temel önemi, canlı organizmaların vücuda gelmesinde ve kendisini tekrar tekrar üretebilmesindeki tek nadide kaynak olmalarıdır. Son zamanlarda ilerleyen teknik çalışmalar sonucunda, artık kök hücreler tıp tedavilerinde kullanılabilmektedir. Tıpta kullanılan bu kök hücreler, oluşum halindeki (embriyonik) kök hücrelerden ziyade, yalnızca belirli bir takım doku hücrelerine evrilmesi mümkün olan öncü doku hücreleri olabilir. İnsanların çoğunda olgunlaşmış kök hücreler bulunmaktadır. Bu olgunlaşmış ya da erişkin denilebilecek kök hücreleri daha sonraki aşamalardan doku hücrelerine dönüşmektedir. Bu doku hücreleri temel olarak yaralanmış hastaların ya da bazı olumsuz nedenlerle oluşacak olan doku hasarlarının kaybını önlemeyi amaçlamaktadır. Vücudumuzda oluşan çeşitli yaralar bu yola iyileşmektedir. Yaşlanmaya başladığımız andan itibaren doku kayıplarımız artmaktadır ve bu yüzden bu dokuların tekrardan uyarılmaları zor bir hale gelmektedir. Çok önceleri kök hücrelerin alınabileceği tek yer kemik ilikleriydi. Ancak kemik iliklerine iğne ya da biyopsi işlemi yapmak hastaların canını acıtan ve uzun süre zarfında gerçekleştirilebilen işlemlerdi. Gelgelelim son zamanlarda gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda, kök hücrelerin yaşadığı en bereketli yerlerden birisinin yağ dokuları olduğu anlaşılmıştır. Elimizde bulunan teknik olanaklar sayesinde, artık yağ dokuları içine yuva yapmış kök hücrelerin ayrıştırılması mümkündür. Bu işlemler yapılırken yağ dokusunun alındığı hücrelere herhangi bir zarar gelmemektedir. Ancak kök hücrelerin alınabilmesi belli bir takım özel işlemler gerekmektedir.İnsanların ciltlerinin yaşlanmasına sebep olan esas unsur, esnek olan liflerin esneklik özelliklerinin yitirmesi ve bu yüzden kollajen lifleri denilen liflerin azalmasıdır.

Bu süreç sonrasında cildinizdeki esneklik ve yumuşak dokuların sayısı azalmaktadır. Sonuç, cildinizde istenmeyen sarkmaların ve kırışıklıkların ortaya çıkmasıdır. Bu sıkıntılı problemlerin düzeltilmesinde son moda teknik işlemlerin ulaştığı yer, minimal ivaziv teknikleri yardımıyla çabucak iyileşmenizi sağlaması mümkün olan ufak tefek ameliyatların varlığıdır. Kök hücrelerden yapılan zenginleştirilmiş yağ dokularının transferi işlemleri vücudun çeşitli bölgelerine uygulanabilmektedir. Yüzünüzden bacaklarınıza, oradan göğüslerine kadar vücudunuzun dolgun görünmesini arzuladığınız birden fazla bölgesine uygulanabilmektedir. Küçük olan göğüslerinizi büyütmek ya da ufak olduğunu düşündüğünüz poponuzu dolgun bir biçime sokmak, bacaklarınızı kalınlaştırmak veya yaralar sonucu oluşan kısmi izlerini oluşturduğu çökünütüleri ortadan kaldırmak, liposuction sonrasında oluşmuş düzensizlikleri  ortadan kaldırılmak veyahut erkeklerin ince olan penislerinin kalınlaştırılması; bütün bunlar kök hücreden transfer edilen zenginleştirilmiş yağ dokuları sayesinde hayata geçirilebilmektedir. Şunu da belirtmekte fayda görüyoruz; klasik tarzda yapılan yağ transferi işlemlerinde vücuda enjekte edilen yağ dokuları kendilerini besleyemediği için, vücudunuzun estetik görünmek süresi ve kalıcılığı kısa bir zaman aralığında sürecektir. Buna karşıt olarak, modern doku transferi işleminde enjekte edilmiş dokular kendi kendini besleyebilme ve Çoğalma özelliğine sahiptir. Bu yüzden ameliyat işlemi sonucu oluşan estetik görünümün sürmesi daha kalıcı olacaktır. Kök hücrelerin ikili bir özelliği vardır. Kök hücrenin hem dolgunluk sağladığını hem de hangi dokunun içine enjekte edildiyse o dokular ile beraber yaşayabildiğini söylemek mümkündür. Kök hücre ameliyatından sonra iyileşme süreci gayet hızlıdır. İyileşme süreleri kişiler arasında farklılık göstermektedir. Gelgelelim belirli ameliyatlar için belirli zaman aralıkları vermek mümkündür. Örneğin bu süre, yüz ve meme bölgesi ameliyatları için 5 gün iken, popo ve bacak bölgelere için yaklaşık olarak 7 gün civarındadır. Operasyondan hemen sonraki dönemde yağ dokusu çıkarılan bölgede hafif morluklar ve ödem oluşması olağandır. Eğer cerrahlar ameliyatı hastanın bacaklarını dolgunlaştırmak için yapmış iseler, ameliyattan sonra 2 ila 3 hafta sonrasında kadar varies çorabı giyilmesi tavsiye edilmelidir. Ameliyat sonrası ortaya çıkarılması planlanan dolgunluk biçimi hemen göze çarpacaktır. Yağ dokusunun enjekte edildiği bölge ile organik bir birliktelik kurması birkaç hafta sürebilir. Kısaca, bu ameliyat işlemi ile elde ettiğimiz sonuçlar gayet başarılı ve kalıcı bir özellikler kümesi sergilemektedir.