SAÇ EKİMİ

Saç ekimi yaptırmak isteyen erkeklerin çoğunluğunun aklında estetik ama aynı zamanda doğal görünümlü saçlara sahip olma fikri vardır. Saçların ön tarafının çizgisel hizası, alındaki girintinin normal bir hat gibi görünmesi, ameliyat işlemi ile saçlarınıza ekilmesi planlanan saç köklerinin orjinal saçlarınıza uygun olması ve saç köklerinizin orantılı dağılımı gibi birden fazla unsur, saç ekimi ameliyatının verimliliğini belirlemektedir. Saç tasarımının planlanmasında ana koşul, doğal görünümlü bir ön saç çizgisinin baz alınmasıdır. Bunun dışında, hastanın yaş aralığı, eskiden sahip olduğu saç çizgisinin biçimi, ekilmesi planlanan köklerin miktarı ve saçların ne kadar oranda döküldüğü ile birlikte, alın çizgilerinin yapısı ve hastanın ameliyattan beklentisi cinsinden birçok faktör de değerlendirmeye katılmalı ve bu yordam ile en uygun saç ekimi planı hayata geçirilmelidir. Burada bahsettiğimiz ön saç çizgisinin yapısı kadınlar ve erkekler için pek çok şekilde farklılık sergilemektedir. Erkeklerde planlanan şey ön hattın yan tarafalarından çizilen doğal bir alın girintisi iken, kadınlarda bu çizgi elden geldiğince düze bir hat olarak tasarımlanmaktadır. Aslında bu ön saç çizgisi dediğimiz şey, hiçbir zaman için el kalemi ile çizilmiş tarzda bir düzgünlüğe sahip olmamalı, daha çok girintili çıkıntılı bir özellik sergilemelidir. Bir başka şekilde, normal saçlara sahip birisinin saçları gibi doğal olmalıdır. Tek bir saçın çıkabildiği kökleri en ön hat çizgisine ekmek önemlidir. Bu şekilde, tek saçların ön saç çizgisi hizasında tel tel dağılarak doğal bir estetik görünüme sebebiyet vermesi sağlanabilir. 2’li, 3’lü ya da 4’lü kökleri ise daha arka hatlara ekmek, saçların daha yoğun ve sık görünmesine yarayacaktır. Kafatasında ekim yapılması planlanan bölgedeki saçların hangi yönde çıktığına dikkat edilmesi gerekir.

Çünkü yapılacak ekim bu açıyı hesaba katmalıdır. Saç köklerinin ekileceği kanalların ne tarafı baktığı ve nasıl bir derinlik yapısına sahip olduğu dikkate alınmalı ve kişinin doğal saçları baz alınarak tasarımlanmalıdır. Mesela, kafanızın ön hattındaki saçlar 45 derecelik bir açıyla çıkmakta iken, kafatasının tepe bölümünde kuş yuvasını andıran bir görünümde çıkmaktadır. Bütün bu ayrıntılar, doğal görünümlü bir saç ekimi sonucuna ulaşmak için yapılması gereken zorunlu unsurlardır. Burada saç ekiminin yapılma tarzlarından bahsetmemiz gerekiyor. “Fue saç ekimi” tarzı olarak adlandırılan teknikte, iç çapı tam olarak 0.4 mm uzunluğunda olan manual iğneler kullanılmaktadır. “Mikromotor tekniği” dediğimiz yöntem ise, iç çapı 1 mm uzunluğunda olan iğneler kullanılmaktadır. Burada, Fue saç ekimi iğneleri ile yapılan işlemin avantajlarından bahsedebiliriz.

İlk olarak, bu yöntemle yapılan ameliyatlarda, saçınızın arkasında bulunan verici bölgede oluşacak olan küçücük delikler hiçbir iz kalmadan birkaç gün içinde iyileşmektedir.  Ekim yapılması için gereken saçların alındığı ve verici bölge denilen yerden alınan saç köklerinin çevresinde bulunan saç kökleri hiçbir şekilde zarar görmemektedir. Saç köklerimiz çok ince bir yapıda olduklarından, 0.5 mm uzunluğundaki kanallara ekilmeleri mümkündür. Bu durumun doğal sonucu ise, doğal ve sık görünümlü saç ekimi işlemlerinin yapılmasına olanak sağlamasıdır. Bu saç ekimi yöntemi, cildinizde en az düzeyde hasar oluşturduğundan saçların alındığı verici bölgedeki iyileşme hızı çok çabuktur. Oluşması muhtemel olan şişlikler daha az olacaktır ve oluşan kabuklar da daha çabuk dökülmektedir. Saç arkası bölgeden alınan saç kökleri, çok ince bir iğne aracılığıyla alındığı için, bir seans süresinde 4000 civarında saç kökü yani yaklaşık olarak 10000’e varan saç teli nakledilmesi mümkündür. Saç ekimi yapılmış bölgeye 3 ila 4 hafta arası bir zaman dilimi sonrasında tekrar saç ekimi yapılabilmesi mümkündür. Makro motor yöntemi kullanılarak yapılması planlanan saç ekim işlemlerinin dezavantajlarından bahsetmemiz de önemlidir.

Saçın arkasından alınan saç köklerinin yerinde zımba deliği misali kalıcı izler ortaya çıkmaktadır. Eğer saçlarınızı kısa kestirirseniz, bu izlerini çoğu belirgin bir biçimde ortaya çıkacaktır. Bu yöntem ile verici bölgeden saç alınırsa, alınan saç köklerinin yakınındaki köklerin zarar görme ihtimali çok yüksektir. Sebebi ise motor matkap ilkesiyle çalışmasıdır. Saç köklerinin kalınlığı 1 mm uzunluğundaki kanallara ekilebilecek tir ki bu da seyrek görünümlü ve başarısız bir ekim işlemi anlamına gelir. Mikro motorun cildinizde yol açtığı hasar sebebiyle iyileşme hızı yavaş olmaktadır. Ayrıca oluşması muhtemel şişlikler daha yoğundur. Kabuklar ise daha geç bir zaman süresinde dökülecektir. Saç arkasındaki verici bölgeden alınan saç kökleri, kalın bir motor iğnesi vasıtasıyla alındığı için, ortalama bir seans süresinde 2000 ila 2500 arasında bir saç kökü adedi ekilebilmektedir. Saçınızın verici bölgesi ancak 6 aylık bir zaman diliminden sonra tekrar uygun bir duruma gelmektedir.